Gece İbadeti ve Meşakkat

Namaz, bütün ibâdetlerin özü, ruhu ve pîridir. O, sefîne-i dinin direği ve Allah(cc)’a kulluğun remzidir. Namaz ve onun doğru kılınması üzerinde her zaman ısrarla durulmalıdır. Namazın her anında huşûyu yakalamak çok önemlidir. Huşû, saygıyla tir tir titreme demektir. Secde namazın debisinin en yüksek olduğu andır. O, nereye akıyorsa insanı da alıp oraya götürebilir. Her namazda bir kere daha ruhun heykeli ikame edilmelidir. Bir kişi 15-20 sene namaz kılsa namaza alışabilir. Bazıları ‘Altmışımdan sonra namaza başladım’ demektedir ki, zannediyorum bu sözleriyle, namazın tabiatlarının bir derinliği haline gelmesini kastediyorlar.

Gece İbadeti

Sabah namazı, şevkle eda edilecek şekilde gece ihya edilmeli. Sabah namazının ruhunu yıkacak ve onun gafletle eda edilmesine sebebiyet verecek gece ise mutlaka terk edilmelidir. Evet sabah namazı farzdır, dolayısıyla terk edilemez. Geceyi ihya ise nafiledir. Geceyi ya yatıp sabah namazına ulaşacak bir zaman diliminde ihya etmeli ya da erken kalkıp vazifeyi yaptıktan sonra sabah namazına kadar dinlenmeli, sonra da huzur içinde onu eda etmeli. Çünkü Hakk’a yaklaşma kabiliyeti farzlarla açılır. Farzlarla açılan bu Allah’a yaklaşma kapısı nafilelerle tahakkuk eder. Bir kere farzlarla o kapıdan içeriye giremeyen, sonra onu nafilelerle yakalayamaz. O, kapıdan içeriye girmemiş sayılır. Farzlar ölçü üstü, tartı üstüdür ve öyle kabul edilmelidir.

İbadetlerin Meşakkat Yönü

Hayatta her şeyde bir meşakkat vardır; hatta su içmenin ve yemek yemenin bile birer meşakkati vardır. İbadetlerde de zâhirî bir meşakkat söz konusudur. Ancak bunlar, Allah’ın doğrudan bir emri ve teklifi olduğundan ve herkes tarafından yapılabilir ölçüde bulunduğundan onları meşakkat olarak görmek yanlıştır. Nasıl ki, yeme, içme, yatma.. gibi lezzet aldığımız pek çok nimetler içinde dahi o kadar bir meşakkat vardır. Bence, farz olan ibadetlerdeki meşakkatlere de bu nazarla bakılmalıdır.

Cenab-ı Hak, istediğini istediği gibi telif edebilme kudretine sahiptir.. ve buna kimsenin bir şey demeye de hakkı yoktur. Allah, kuluna ‘günde beş vakit değil, elli vakit namaz kılacaksın’ bile diyebilir. Kula düşen, meşakkat demeden O’nun emirlerine kayıtsız şartsız teslim olmaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: