Mutlak Gerçeklerin İzafi Yansımaları

Hadis kitaplarına baktığımızda aynı türden çok çeşitli hadiselere rastlayabiliriz. Mesela, çeşitli sahabiler tarafından taraf-ı Risaletpenahi’ye sorulan, “En hayırlı amel hangisidir?” sualine belki ondan fazla farklı cevap, O Risalet Güneşi’nin mübarek ağızlarından şeref-südur olmuştur. “İmandır. Hacc-ı mebrurdur. Anneye babaya iyiliktir. Cihaddır. Namazdır…”

Bu cevaplar arasında da, bir tenakuz değil, yine yukarıda ifade olunduğu gibi, o çok önemli gerçek yatmaktadır. Bu gerçek şudur:

Bu sorular, Efendimiz’e (sav) aynı gün, aynı kişi tarafından sorulmamıştır. Bunlar, farklı kişiler tarafından farklı zamanlarda sorulmuştur. İslam’ın, “La ilahe ill’Allah deyin kurtulun”la başlayan gerçekleşme ve tekemmül vetiresi 23 yıl sürmüştür. Bu sürenin ilk yılları imani gerçekler adına, insanlar vicdanlarında “evet” deyip, nefisleriyle başbaşa kaldıklarında Hak ve batıldan, cennet ve cehennemden yana tercihlerini yapacakları ölçüde ‘afakta ve enfüste’ serdedilen delillerle ve bu arada temel ahlaki prensiplerin vaz’ ve tebliğiyle geçmiş, ancak Nübüvvet’in 11. yılında Mirac’da 5 vakit namaz emredilmiş, hatta namaz, kılınış şekli ve içindeki bazı hareketler açısından da tekemmül geçirmiştir. Mesela, akşam namazı dışındaki namazların farzları Mekke’de ikişer rekat kılınırken, Medine’de Efendimiz’in teşrisiyle bunlar dörde çıkarılmıştır. Bundandır ki, son iki rekatlarında Fatiha’dan sonra başka kıraatta bulunulmadığı gibi, bu rekatlarda Fatiha’nın okunması da mecburi değildir. Yine bundandır ki, mezhepler arasında namaz hareketlerinin teferruatında bazı ihtilaflar vardır. Oruç, zekat, hacc Medine’de emrolunmuş, içki, kumar, faiz.. Medine’de yasaklanmış, ahkam bütünüyle Medine’de inmiştir. İkinci olarak, bazı zaman ve şartlarda bazı ameller ön plana çıkar.

Bazı zaman cihat, bazen namaz, bazen hacc.. çok önemli olur. Bazen de, bir farz diğer farzı farziyetten düşürür. Mesela, düşmanla savaşa çıkıldığında oruç tutulmaz. Üçüncü olarak, bazı kişiler için bazı ameller daha bir önem kazanır. İmanda derinleşememiş ve imanı kendisini gerekli amele yöneltmeyen insan için iman çok önemlidir. Namazı gerekli şekilde kılmayan, bazen aksatan insan için, diğer amellerin faziletinden çok, namazın farziyeti önemlidir. Bazısı için de hacca gitmek veya cihada çıkmak, daha başkaları için anne-babasına iyilikte bulunmak sürekli olarak veya belli bir süre için ön plana çıkabilir. Ayrıca, derecesine göre, mesela bir kişi mekruhları işlediği için muaheze görür, bazısı zihninden bile günah geçirse yine muaheze görür. Bütün bunlar, dinin anlaşılması ve yaşanmasında, bilhassa tebliğinde son derece önemlidir. Bu önem, dinin bizzat kendi önemi derecesinde bir önemi haizdir. Çünkü, bu noktada yapılacak bir yanlış din adına büyük günaha girmeleri, hatalara ve yapılan bütün hizmetlerin akim kalmasına sebep olabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: